Otizmli bir çocuk için okul seçimi, sadece bir kurum tercihi değildir; çocuğun gelişim sürecine nasıl eşlik edileceğine dair uzun vadeli bir karardır. Bu karar verilirken aileler çoğu zaman en iyisini yapmaya çalışır, ancak karşılarına çıkan bilgi kirliliği ve belirsizlikler süreci zorlaştırır.
Bu noktada yapılan yanlışların büyük bölümü ihmalkârlıktan değil, doğru soruların yeterince sorulamamasından kaynaklanır. Bu yazıda, otizmli çocuklar için okul seçerken ailelerin en sık düştüğü 5 kritik yanılgıyı ele alıp daha sağlıklı bir karar süreci için nelere dikkat edilmesi gerektiğine odaklanacağız.
1. Ne Kadar Çok Terapi, O Kadar İyi Eğitim Sanmak
Otizmli çocuklar için eğitim söz konusu olduğunda, ailelerin en sık düştüğü yanılgılardan biri “ne kadar çok terapi, o kadar iyi” düşüncesidir. Gün içinde art arda planlanan seanslar, farklı branşlar ve yoğun programlar ilk bakışta güçlü bir eğitim algısı yaratabilir. Ancak eğitim, yapılan çalışmaların sayısıyla değil; bu çalışmaların çocukta nasıl bir karşılık bulduğuyla anlam kazanır.
Bir çocuğun gün boyu farklı terapiler arasında geçiş yapması, her zaman gelişimi desteklemez. Aksine, öğrenmenin parçalanmasına, çocuğun yorulmasına ve odak kaybına yol açabilir. Otizmli çocuklar için eğitim süreci; tekrar eden, anlamlı ve bütünlüklü bir yapı gerektirir. Terapiler bu yapının bir parçası olabilir, ancak tek başına merkezine yerleştirildiğinde eğitimin amacından uzaklaşılır.
Burada asıl sorulması gereken soru şudur: Çocuğum günün sonunda kaç seans aldı değil, bu süreçte ne öğrendi ve bu öğrenme günlük yaşamına ne kadar yansıdı?
2. Rehabilitasyon Merkezini Okulun Yerine Koymak
Otizmli çocuklar için rehabilitasyon merkezleri çoğu aileye güvenli ve tanıdık gelir. Destekleyici çalışmaların yapılması, birebir seansların sunulması ve “eğitim alıyor” hissi, zamanla bu yapıları okulun yerine koymaya yol açabilir. Ancak rehabilitasyon merkezleri ile okullar aynı işlevi görmez.
Rehabilitasyon merkezleri, çocuğun belirli alanlarda desteklenmesini hedefler. Okul ise çocuğun gününü yapılandırır; öğrenmeyi sosyal ilişkiler, rutinler ve süreklilik içinde ele alır. Eğitim yalnızca bireysel çalışmalardan ibaret değildir. Çocuğun akranlarıyla bir arada olması, gün içinde aynı yapının tekrar etmesi ve öğrenmenin hayatın içine yayılması okul ortamıyla mümkündür.
Bu iki yapıyı eşitlemek, çocuğun eğitim ihtiyaçlarını dar bir çerçeveye sıkıştırabilir. Rehabilitasyon destekleyici bir rol üstlenebilir, ancak okulun yerini tuttuğu varsayıldığında çocuğun gelişim süreci eksik kalabilir.
Tavsiye İçerik: Özel Eğitim Okulu ile Rehabilitasyon Merkezi Arasındaki Farklar Nelerdir?
3. Her Otizmli Çocuk İçin Aynı Eğitim Modelinin Uygun Olduğunu Düşünmek
Otizm bir spektrumdur; her çocuğun ihtiyaçları, güçlü yönleri ve öğrenme hızı farklıdır. Buna rağmen okul seçiminde çoğu zaman hazır programlara, standart uygulamalara ve “her çocukta işe yarıyor” söylemlerine güvenilir. Bu yaklaşım aileler için pratik görünse de çocuğun bireysel ihtiyaçlarını geri plana itebilir.
Eğitimde asıl farkı yaratan, uygulanan modelin adı değil; çocuğa ne kadar uyum sağlayabildiğidir. Çocuğun gelişim düzeyi, iletişim becerileri ve öğrenme biçimi dikkate alınmadan ilerleyen bir program, kısa vadede düzenli görünse bile uzun vadede sınırlayıcı olabilir. Bu noktada çocuğun eğitime değil, eğitimin çocuğa uyum sağlaması gerekir.
Bir kurum eğitim yaklaşımını anlatırken esnekliğe, bireysel hedeflere ve çocuğun gelişimine göre değişebilen bir yapıya sahip değilse, sunulan model ne kadar güçlü görünürse görünsün dikkatle değerlendirilmelidir.
Tavsiye İçerik: Otizmli Çocuklar İçin Her Eğitim Yöntemi İşe Yarar mı?
4. İlk İzlenime Güvenip Detayları Sorgulamamak
Okul ziyaretlerinde aileleri en çok etkileyen şeyler genellikle ilk karşılaşmada yaşananlardır. Sıcak bir karşılama, düzenli bir bina ya da samimi bir ekip, kısa sürede güven duygusu oluşturabilir. Ancak bu ilk izlenim, otizmli bir çocuk için doğru eğitim ortamını değerlendirmek adına yeterli değildir.
Eğitimin asıl niteliği çoğu zaman yüzeyde değil, detaylarda gizlidir. Günlük programın nasıl ilerlediği, bireysel hedeflerin nasıl belirlendiği, öğretmenlerin çocukla nasıl bir iletişim kurduğu ve aileyle sürecin nasıl paylaşıldığı gibi konular, karar sürecinde belirleyici olmalıdır. Bu sorular sorulmadan verilen kararlar, iyi hissettiren ama ihtiyaçları tam karşılamayan bir tercihe dönüşebilir.
Okul seçimi, güven duygusuyla değil; gözlem, sorgulama ve net cevaplarla ilerlemesi gereken bir süreçtir.
5. “Biraz Zaman Tanıyalım” Diyerek Yanlış Yerde Beklemek
Okul seçimi sürecinde kararsız kalan aileler için en sık başvurulan düşünce, “bir süre deneyelim, zamanla belli olur” yaklaşımıdır. İlk bakışta temkinli ve makul görünen bu yaklaşım, otizmli çocuklar için her zaman güvenli bir tercih olmayabilir.
Otizmli çocuklar için eğitimde zaman, en değerli kaynaktır. Yanlış bir ortamda geçirilen süre yalnızca zaman kaybına yol açmaz; çocuğun öğrenme motivasyonunu, alışkanlıklarını ve eğitime bakışını da etkileyebilir. Özellikle yapılandırılmamış ya da çocuğun ihtiyaçlarına uygun olmayan bir eğitim ortamında uzun süre kalmak, ileride telafisi zor olan boşluklar oluşturabilir.
Bu nedenle mesele acele etmek değil, doğru yerde ilerlemektir. “Biraz daha bekleyelim” düşüncesi yerine, çocuğun gelişimini gerçekten destekleyen bir yapının içinde olup olmadığına odaklanmak gerekir.
Doğru Okulu Bulmak, Doğru Soruları Sormakla Başlar
Otizmli bir çocuk için okul seçimi, “en iyisi hangisi?” sorusundan çok daha fazlasıdır. Bu süreçte yapılan yanılgıların büyük bölümü yanlış niyetlerden değil, ailelerin çoğu zaman bu yolculukta yalnız bırakılmasından kaynaklanır. Terapi sayısına, hazır modellere ya da ilk izlenimlere odaklanmak anlaşılırdır; ancak tek başına yeterli değildir.
Asıl fark yaratan, çocuğu gerçekten merkeze alan bir eğitim yaklaşımıdır. Çocuğun bireysel ihtiyaçlarını gören, gelişimini bütüncül ele alan ve aileyi sürecin dışında bırakmayan yapılar, uzun vadede anlamlı sonuçlar üretir. Bu nedenle okul seçimi bir acele kararı değil; bilinçli, sorgulayan ve gözlemleyen bir sürecin sonucu olmalıdır.
Her aile doğruyu arar. Önemli olan, bu arayışta doğru soruları sorabilmektir.
Bu Süreci Daha Net Görmek İsterseniz
Eğer okul seçimi sürecindeyseniz ve kafanızda hâlâ soru işaretleri varsa, bu çok normal. Otizmli çocuklar için eğitim, dışarıdan bakıldığında basit görünen ama yakından bakıldığında pek çok detayı olan bir yolculuktur.
Bu yolculukta daha net bir çerçeveye ihtiyaç duyuyorsanız, Beyaz Koza olarak ailelerle bu konuları açık ve şeffaf şekilde konuşuyoruz. Amacımız kararınızı sizin yerinize vermek değil; doğru kararı verebilmeniz için ihtiyacınız olan bakış açısını birlikte netleştirmek.
Bizimle iletişime geçerek süreci daha yakından değerlendirebilir, aklınızdaki sorulara doğrudan yanıt bulabilirsiniz.

Bir Yanıt