Tanı konduktan sonra herkes bir şey söylüyor.
“Şuraya gidin.”
“Bu programa hemen başlayın.”
“Geç kalmayın.”
Siz ise bir yandan çocuğunuz için en doğru kararı vermeye çalışıyor, bir yandan da “Acaba doğru yerde miyiz?” sorusunu içinizde büyütüyorsunuz.
Otizm tanısı sonrası eğitim süreci hızlı ilerler. Ancak bu hız, her zaman doğru yön anlamına gelmez. Otizmli çocuk için doğru eğitim kurumu seçimi, aceleyle değil; net kriterlerle yapılmalıdır. Çünkü yanlış yönlendirme bazen yüksek yoğunluklu seanslarla, bazen de “iyi gidiyor” denilen belirsiz bir süreçle kendini gizler.
Bu yazıda, otizmli çocuğunuzun eğitimi için yanlış yere yönlendirilmiş olabileceğinizi gösteren somut işaretleri birlikte ele alacağız. Kararsızlık değil; bilinçli değerlendirme için. Başlayalım!
Tanı Sonrası Hızlı ve Standart Yönlendirmeler Neden Risklidir?
Otizm tanısı sonrası dönem, aileler için hem duygusal hem de karar açısından en kırılgan süreçtir. Bu dönemde en sık karşılaşılan tablo şudur: Hızlı bir yönlendirme yapılır ve “hemen başlamalısınız” denir.
Elbette erken müdahale önemlidir. Ancak hız ile doğruluk aynı şey değildir.
Otizm tanısı sonrası eğitim süreci, çocuğun bireysel ihtiyaçları değerlendirilmeden başlatılıyorsa; hangi becerilerin öncelikli olduğu netleştirilmeden program öneriliyorsa; “herkes bu programa gidiyor” cümlesi kuruluyorsa burada dikkatli olmak gerekir. Çünkü her otizmli çocuğun gelişim profili farklıdır. Aynı yoğunluk, aynı içerik ve aynı yöntem her çocuk için uygun olmayabilir.
Yanlış yönlendirme çoğu zaman kötü niyetli değildir. Sistematik bir alışkanlık, hazır bir program ya da kolay bir model olabilir. Ancak mesele iyi niyet değil; çocuğunuzun gerçek ihtiyacıdır.
Otizmli çocuk için doğru eğitim kurumu seçimi, tanıdan sonraki ilk öneriyle değil; detaylı değerlendirme ve net hedeflerle yapılmalıdır. Eğer size çocuğunuzun güçlü ve desteklenmesi gereken alanları açıkça anlatılmadıysa, somut bir plan sunulmadıysa ve süreç kişiselleştirilmediyse, durup yeniden düşünmek gerekir.
Beyaz Koza Önerisi: Bir Otizm Okulunda “Güvenli Ortam” Ne Anlama Gelir?
Çocuğunuza Özel Plan Yerine Hazır Program Sunuluyorsa Ne Anlama Gelir?
Otizmli çocuk için doğru eğitim kurumu seçimi yapılırken en kritik kriterlerden biri bireyselleştirilmiş eğitim planıdır. Eğer size sunulan model herkes için aynı seans yapısını, aynı hedefleri ve aynı süreyi içeriyorsa burada dikkatli olmalısınız.
Her çocuk farklıdır. Dil gelişimi, sosyal iletişim, duyusal düzenleme, akademik beceriler… Hepsi aynı düzeyde olmaz. Buna rağmen “bizim sistemimiz böyle” deniyorsa, çocuğunuz programa uyduruluyor olabilir.
Otizm eğitiminde bireyselleştirilmiş eğitim planı (BEP), çocuğun mevcut seviyesine göre hedef belirler ve ilerlemeyi bu hedefler üzerinden takip eder. Eğer hedefler net değilse ve süreç size özgü değilse, bu durum otizmli çocuk yanlış eğitim belirtileri arasında yer alabilir.
Hazır program güven verir; ama her zaman doğru çözüm değildir.
Eğitim Süreci Ölçülmüyor ve Raporlanmıyorsa Yanlış Yerde Olabilirsiniz
Otizm eğitiminde ilerleme olmaması çoğu zaman “gözle fark edilmiyor” diye açıklanır. Oysa doğru bir eğitim sürecinde ilerleme sadece hissedilmez; ölçülür.
- Hangi beceri üzerinde çalışılıyor?
- Başlangıç seviyesi neydi?
- Bugün hangi noktadayız?
- Bir sonraki hedef nedir?
Bu sorulara net cevap verilemiyorsa, süreç veriye dayalı yürütülmüyor olabilir. “İyi gidiyor” ifadesi tek başına yeterli değildir. Otizmli çocuk yanlış eğitim belirtileri arasında en kritik olanlardan biri, somut değerlendirme ve düzenli raporlama eksikliğidir.
Otizm tanısı sonrası eğitim süreci planlı, ölçülebilir ve şeffaf olmalıdır. Aksi halde yoğun bir programın içinde ilerliyor gibi görünseniz de aslında yerinizde sayıyor olabilirsiniz.
Yoğun Eğitim Var Ama Gerçek Bir İlerleme Hissi Yoksa
Program haftanın büyük bölümünü kapsıyor olabilir. Gününüz neredeyse tamamen eğitime ayrılıyor olabilir. Ancak yoğun eğitim, tek başına gelişim garantisi değildir.
Otizm eğitiminde ilerleme olmaması çoğu zaman yoğunluğun arkasına gizlenir. Eğer çocuğunuzun iletişiminde, öz bakım becerilerinde ya da sosyal etkileşiminde günlük hayata yansıyan somut değişimler görmüyorsanız süreci yeniden değerlendirmek gerekir.
Otizmli çocuk için uygun eğitim ortamı; sadece saatleri artıran değil, hedeflenen beceriyi yapılandırılmış şekilde öğretip bunu farklı ortamlara genelleyebilen bir sistem sunar. Kazanımlar yalnızca eğitim ortamında kalıyor, evde ve sosyal hayatta görünür olmuyorsa mevcut modelin çocuğunuz için gerçekten uygun olup olmadığını yeniden değerlendirmeniz gerekir.
Aile Sürecin Dışında Bırakılıyorsa Eğitim Ne Kadar Sağlıklı İlerler?
Otizm tanısı sonrası eğitim sürecinde sadece çocuğun değil, ailenin de içinde olması gerekir. Eğer size sadece “bilgi verilen” ama sürece aktif olarak dahil edilmediğiniz bir model sunuluyorsa burada önemli bir eksiklik olabilir.
Otizm eğitiminde aile katılımının önemi, sadece toplantılara çağrılmakla sınırlı değildir. Evde hangi becerilerin nasıl destekleneceği, kriz anlarında nasıl yaklaşılacağı, hangi davranışın ne anlama geldiği açık şekilde paylaşılmalıdır. Çünkü kazanımların kalıcı olması, eğitim ortamı ile ev arasındaki tutarlılığa bağlıdır.
Eğer siz sürecin kenarında duruyor, neyin neden yapıldığını tam olarak bilmiyor ve evde nasıl devam edeceğinizi kestiremiyorsanız bu durum otizmli çocuk yanlış eğitim belirtileri arasında yer alabilir. Doğru model, aileyi izleyici değil; sürecin bilinçli bir parçası yapar.
Beyaz Koza Önerisi: Otizmli Çocuğunuz İçin Okul Seçerken Mesafe Ne Kadar Önemli?
Davranışlar Baskılanıyor Ama Yeni Beceriler İnşa Edilmiyorsa
Bazı eğitim modellerinde odak, davranışı durdurmak üzerinedir. Çocuk daha az bağırıyor olabilir, daha uzun süre oturuyor olabilir ya da krizler azalmış gibi görünebilir. Ancak asıl soru şudur: Yerine hangi beceri konuldu?
Otizmli çocuk için doğru eğitim kurumu seçimi yapılırken yalnızca davranışın azalmasına değil, yeni bir iletişim yolunun kazandırılmasına bakılmalıdır. İletişim artıyor mu? Talep etme becerisi gelişiyor mu? Sosyal etkileşim başlatabiliyor mu? Öz bakımda bağımsızlığı artıyor mu?
Davranışı baskılamak kısa vadede düzen sağlar; fakat uzun vadede çocuğun ihtiyacını çözmez. Eğer problem davranış azalıyor ama yerine işlevsel bir beceri eklenmiyorsa, süreç yüzeyde ilerliyor olabilir.
Eğitim Ortamını Değiştirme Zamanının Geldiğini Gösteren En Net İşaret
Bazen tüm teknik göstergelerden daha güçlü bir işaret vardır: Sürecin net olmaması.
Hedefler belirsizse, ilerleme ölçülmüyorsa, yoğun eğitim olmasına rağmen günlük hayata yansıyan kazanımlar sınırlıysa ve siz hâlâ “tam olarak ne üzerinde çalışıyoruz?” sorusuna açık bir cevap alamıyorsanız, durup yeniden değerlendirme zamanı gelmiş olabilir.
Otizmli çocuğun okulunu değiştirme kararı kolay değildir. Ancak kararın duygusal değil, veriye ve somut gözleme dayanması gerekir. Otizmli çocuk için doğru eğitim kurumu seçimi; net hedefler, ölçülebilir ilerleme, aileyle açık iletişim ve yapılandırılmış bir sistem üzerine kuruludur.
Eğer mevcut model bu temel kriterleri karşılamıyorsa, alternatifleri araştırmak bir risk değil; sorumluluktur.
Çocuğunuz İçin Daha Sağlam Bir Eğitim Modeli Mümkün
Otizmli çocuk için uygun eğitim ortamı; yalnızca yoğunluk değil, net hedefler, planlı bir günlük program ve ölçülebilir ilerleme sunar. Sadece müdahale değil, süreklilik sağlar; davranışı değil, beceriyi hedefler.
Karar verirken kendinize şu soruyu sorun:
Bu model çocuğumun bugünkü durumunu yönetiyor mu, yoksa gelecekteki bağımsızlığını inşa ediyor mu?
Eğer süreci daha net değerlendirmek, mevcut yapıyı birlikte analiz etmek ve çocuğunuz için daha planlı bir eğitim modeli üzerine konuşmak isterseniz, Beyaz Koza Özel Eğitim Okulu’muz ile iletişime geçebilirsiniz.
Bazen doğru adım, her şeyi değiştirmek değil; doğru soruyu sormaktır.
