Bir anne ya da baba için çocuğunun ilk kez bir kelimeyi okuduğunu görmek oldukça özel bir an olabilir.
Bazen bu süreç beklenenden hızlı ilerler. Bazen bir harfin öğrenilmesi, başka bir harfle birleştirilmesi ya da çocuğun okuduğu kelimenin ne anlama geldiğini kavraması daha fazla zamana ihtiyaç duyar.
Otizmli çocuklarda da durum böyledir.
Bazı çocuklar harflere ve yazılı kelimelere çok erken ilgi gösterebilir. Bazıları ise okuma yazmaya geçmeden önce dikkat, iletişim, eşleme veya yönerge takip etme gibi temel öğrenme becerilerinde daha fazla desteğe ihtiyaç duyabilir.
Bu nedenle “Otizmli çocuğuma okumayı nasıl öğretebilirim?” sorusundan önce şu soruyu sormak daha doğru olur:
Çocuğum şu anda öğrenme sürecinin hangi basamağında?
Okuma yazma öğretiminin başlangıç noktası da burada belirlenir.
Otizmli Çocuklar Okuma Yazma Öğrenebilir mi?
Evet. Otizmli çocuklar okuma ve yazma becerilerini öğrenebilir.
Ancak otizm spektrumundaki çocukların öğrenme profilleri birbirinden oldukça farklı olabilir. Bir çocuk harfleri kolaylıkla tanırken sesleri birleştirmekte zorlanabilir. Başka bir çocuk kelimeleri okuyabilir ancak okuduğu cümlenin anlamını açıklamakta desteğe ihtiyaç duyabilir.
Bilimsel çalışmalar da otizmli çocukların uygun öğretimle temel okuma becerilerinden yararlanabildiğini göstermektedir.[1] Bununla birlikte özellikle okuduğunu anlama, bazı çocuklarda kelime çözümleme becerisinden daha fazla destek gerektirebilir.[1][2]
Bu nedenle hedef yalnızca çocuğun kelimeleri seslendirebilmesi değildir.
Okuma becerisinin;
- sesi fark etme,
- harfi tanıma,
- ses ile harfi ilişkilendirme,
- hece oluşturma,
- kelime okuma,
- akıcı okuma,
- kelime anlamını bilme,
- cümleyi ve metni anlama
gibi farklı parçaları birlikte değerlendirilmelidir.
Okuma Yazmaya Başlamadan Önce Çocuğun Hangi Becerileri Değerlendirilir?
Okuma yazmaya başlamadan önce her çocuğun aynı kontrol listesini eksiksiz tamamlaması gerekmez. Yine de bazı temel beceriler öğretimin hangi noktadan başlayacağını anlamamıza yardımcı olur.
Dikkatini Bir Etkinliğe Yöneltebiliyor mu?
Çocuğun uzun süre masa başında oturması beklenmez.
Ancak bir görsele bakabilmesi, kısa süreli bir etkinliği takip edebilmesi veya öğretmenin sunduğu materyale dikkatini yöneltebilmesi öğrenme sürecini kolaylaştırır.
Dikkat süresi kısa olan bir çocuk için öğretim daha kısa çalışmalarla başlayabilir ve zaman içerisinde genişletilebilir.
Basit Yönergeleri Takip Edebiliyor mu?
“Göster”, “eşleştir”, “ver”, “bul” veya “aynısını seç” gibi basit yönergeleri anlayabilmek akademik öğretimi destekleyen önemli becerilerdendir.
Çocuk yönergeleri takip etmekte zorlanıyorsa doğrudan harf öğretimine yoğunlaşmak yerine önce öğrenmeye katılımını kolaylaştıracak temel beceriler üzerinde çalışılması gerekebilir.
Benzerlik ve Farklılıkları Ayırt Edebiliyor mu?
Harflerin öğrenilmesi aynı zamanda görsel ayırt etme gerektirir.
Çocuğun;
- aynı görselleri eşleştirmesi,
- farklı olanı bulması,
- şekilleri birbirinden ayırması,
- sembolleri fark etmesi
harflerin görsel özelliklerini öğrenmesini kolaylaştırabilir.
Seslere Dikkat Ediyor mu?
Okuma öğrenirken çocuğun yazılı sembol ile konuşma sesi arasında bağlantı kurması gerekir.
Bu nedenle kelimelerin içindeki sesleri fark etme ve sesler arasındaki farklılıkları ayırt etme becerileri okuma gelişiminin önemli parçalarındandır. Fonolojik farkındalığı destekleyen çalışmaların otizmli çocukların okuma gelişimine katkı sağlayabildiğini gösteren araştırmalar bulunmaktadır.[3]
Kalem ve Yazı Materyalleriyle İlişkisi Nasıl?
Okuma ve yazma birbirleriyle ilişkili olsa da aynı hızda gelişmek zorunda değildir.
Bir çocuk harfleri okuyabilir fakat kalem kontrolünde zorlanabilir. Başka bir çocuk çizgi ve harf çalışmalarını yaparken sesleri birleştirme konusunda desteğe ihtiyaç duyabilir.
Bu nedenle yazma becerisini değerlendirirken;
- kalemi kavrama,
- çizgi takibi,
- el-göz koordinasyonu,
- basit şekilleri kopyalama,
- harfin yönünü ve biçimini takip etme
gibi beceriler ayrıca ele alınabilir.
Otizmli Çocuklarda Okuma Öğretimi Nasıl Planlanır?
Okuma öğretimine “Bugün hangi harfi öğreteceğiz?” sorusuyla başlamak yerine öncelikle çocuğun mevcut düzeyinin belirlenmesi gerekir.
Ardından öğretim küçük ve takip edilebilir basamaklara ayrılır.
1. Çocuğun Mevcut Okuma Düzeyi Belirlenir
Bazı çocuklar eğitim başlamadan önce bazı harfleri biliyor olabilir.
Hatta çevresindeki tabelaları, marka isimlerini veya sık gördüğü kelimeleri tanıyabilir.
Ancak bir kelimeyi görsel olarak tanımak ile yeni karşılaştığı bir kelimeyi okuyabilmek aynı beceri değildir.
Bu yüzden değerlendirmede şu sorulara bakılır:
Hangi harfleri tanıyor? Harfin sesini biliyor mu? Duyduğu sesi doğru harfle eşleştirebiliyor mu? Sesleri birleştirebiliyor mu? Heceleri okuyabiliyor mu? Yeni karşılaştığı kelimeleri çözümleyebiliyor mu? Okuduğu kelimenin anlamını biliyor mu?
Bu sorular öğretimin başlangıç noktasını belirler.
2. Ses Farkındalığı ve Ses-Harf İlişkisi Desteklenir
Türkiye’de mevcut İlkokul Türkçe Dersi Öğretim Programı’nda ilk okuma yazma sürecinde Ses Esaslı İlk Okuma Yazma Öğretimi benimsenmektedir.[4]
Bu yaklaşımda çocuk önce sesi fark eder, ardından sesin yazılı karşılığı olan harfle ilişki kurar.
Otizmli bir çocuk için bu süreç çocuğun öğrenme biçimine göre daha somut hâle getirilebilir.
Örneğin ses; bir nesneyle, resimle, hareketle, çocuğun ilgisini çeken bir materyalle eşleştirilebilir.
Buradaki amaç materyali çoğaltmak değil, çocuğun duyduğu ses ile gördüğü harf arasındaki ilişkiyi gerçekten kurmasını sağlamaktır.
3. Harflerden Hecelere Geçilir
Ses-harf ilişkisi yerleşmeye başladığında öğrenilen sesler bir araya getirilir.
Önce daha küçük birleşimler, ardından heceler üzerinde çalışılır.
Burada hızdan çok doğruluk önemlidir.
Çocuk bir heceyi sürekli ezberden söylüyorsa ancak harflerden yola çıkarak oluşturamıyorsa öğretimin o basamağının biraz daha pekiştirilmesi gerekebilir.
4. Hecelerden Anlamlı Kelimelere Geçilir
Heceler birleştirilerek kelimeler oluşturulmaya başlandığında mümkün olduğunca çocuğun bildiği ve günlük yaşamında karşılaştığı kelimeler kullanılabilir.
“Anne”, “su”, “ev”, “top” gibi çocuk için anlam taşıyan kelimeler öğrenme sürecinin günlük yaşamla bağlantısını güçlendirir.
Çocuğun özel ilgi alanları da burada güçlü bir öğrenme aracı hâline gelebilir.
Örneğin araçlara yoğun ilgisi olan bir çocukta öğrendiği seslerle oluşturulabilen araç isimleri motivasyonu artırabilir.
5. Kelimeler Cümlelere Dönüştürülür
Kelime okuma yerleşmeye başladığında kısa ve anlaşılır cümlelere geçilir.
Cümlelerin ilk aşamada karmaşık olması gerekmez.
Çocuğun okuyabildiği kelimelerden oluşan, günlük yaşamla ilişkili kısa cümleler daha işlevsel olabilir.
Örneğin çocuk bir cümleyi okuduktan sonra; “Kim yaptı?”, “Nereye gitti?”, “Ne aldı?” gibi basit sorular sorulabilir.
Böylece okuma ile anlama en başından itibaren birlikte desteklenmiş olur.
Çocuğum Okuyor Ama Okuduğunu Anlamıyor, Ne Yapmalıyım?
Ebeveynlerden sık duyulan cümlelerden biri şudur:
“Çok güzel okuyor ama ne okuduğunu sorduğumuzda cevap veremiyor.”
Bu durum şaşırtıcı değildir.
Okuyabilmek ile okuduğunu anlayabilmek iki ayrı beceridir.
Araştırmalarda da bazı otizmli çocuklarda kelimeleri çözümleme becerisinin görece güçlü olmasına rağmen dil ve okuduğunu anlama alanlarında daha fazla güçlük görülebildiği belirtilmektedir.[1]
Bu nedenle çocuğun hızlı veya hatasız okuması tek başına yeterli değerlendirme ölçütü değildir.
Okuma çalışmalarının içine anlamayı da yerleştirmek gerekir.
Örneğin çocuk “Ali topu aldı.” cümlesini okuduğunda; Topu kim aldı? Ali ne aldı? Burada top hangisi? Ali’nin yaptığı şeyi gösterir misin? gibi farklı sorularla anlam kontrol edilebilir.
Daha uzun metinlerde ise; metindeki ana kişiyi bulma, olayların sırasını belirleme, görsel ile cümleyi eşleştirme, ana fikri bulma, neden-sonuç ilişkisi kurma, metinde açıkça yazmayan basit çıkarımları yapma gibi beceriler zaman içerisinde çalışılabilir.
Okuduğunu anlama üzerine yapılan sistematik incelemeler, yapılandırılmış öğretimin otizmli öğrencilerin bu alandaki becerilerini destekleyebildiğini göstermektedir.[2]
Çocuğum Harfleri Biliyor Ama Birleştiremiyor, Bu Normal mi?
Bir çocuğun alfabedeki harfleri tanıması henüz okumayı öğrendiği anlamına gelmez.
Harf tanıma ile sesleri birleştirerek kelime oluşturma arasında yeni bir öğrenme basamağı vardır.
Çocuğunuz bütün harfleri gösterebilir, isimlerini söyleyebilir hatta alfabetik sırayla sayabilir. Ancak önüne daha önce görmediği bir kelime geldiğinde okuyamıyorsa ses-harf ilişkisi ve sesleri birleştirme becerisinin ayrıca çalışılması gerekebilir.
Bu noktada çocuğa daha fazla kelime ezberletmeye çalışmak yerine hangi basamakta zorlandığını anlamak daha sağlıklı olur.
Çünkü öğretimin ilerlemesini belirleyen şey bildiği harf sayısı değil, öğrendiği becerileri yeni kelimelerde kullanabilmesidir.
Otizmli Çocuklarda Yazma Öğretimi Nasıl İlerler?
Yazma öğretimi de çocuğun mevcut becerisine göre basamaklandırılır.
Bazı çocuklarda süreç doğrudan harf yazımıyla başlayabilirken bazı çocuklarda önce kalem kontrolünü geliştiren çalışmalar gerekebilir.
Ön Yazı Becerileri Desteklenir
Çizgiler, basit şekiller, farklı yönlere yapılan kalem hareketleri ve el-göz koordinasyonunu destekleyen etkinlikler harf yazmaya hazırlık sağlayabilir.
Amaç çocuğa sayfalarca çizgi çizdirmek değildir.
Çocuğun kalemi daha kontrollü kullanabilmesini ve bir görsel modeli takip edebilmesini sağlamaktır.
Harfin Yazım Yönü Öğretilir
Çocuk harfi tanımaya başladığında harfin nasıl oluşturulduğu da öğretilir.
MEB’in mevcut ilk okuma yazma programında da harfin doğru yazım yönünün gösterilmesi, farklı çalışmalarla hareketin pekiştirilmesi ve daha sonra satır üzerinde yazılması önerilmektedir.[4][5]
Otizmli çocuklarda görsel model, aşamalı gösterim ve tekrar bu süreci daha anlaşılır hâle getirebilir.
Yazı İşlevsel Hâle Getirilir
Yazma becerisi yalnızca defterde güzel harf oluşturmak değildir.
Çocuk ilerledikçe; kendi adını yazma, bildiği kelimeleri yazma, resmin altına kelime yazma, kısa cümle tamamlama, gördüğü bir durumla ilgili cümle kurma gibi daha anlamlı yazma çalışmalarına geçilebilir.
Böylece yazı, günlük yaşamda kullanılabilen bir iletişim aracına dönüşür.
Her Otizmli Çocuğa Aynı Okuma Yazma Yöntemi Uygulanır mı?
Hayır.
Aynı yaşta ve aynı tanıya sahip iki çocuk bile okuma yazmayı birbirinden oldukça farklı biçimlerde öğrenebilir.
Bir çocuk görsel desteklerden çok yararlanabilirken başka bir çocuk sesli tekrarlarla daha rahat öğrenebilir.
Bir çocuk masa başındaki kısa çalışmalarda ilerlerken diğerinin hareketli etkinliklere ihtiyaç duyması mümkündür.
Bu nedenle öğretim sırasında; çocuğun mevcut becerileri, dikkat süresi, iletişim biçimi, güçlü olduğu alanlar, zorlandığı beceriler, ilgi alanları, öğrenme hızı birlikte değerlendirilmelidir.
Bireyselleştirilmiş eğitim planının önemi de burada ortaya çıkar. Bu kişiselleştirme prensibinin farklı eğitim yöntemlerinde nasıl işlediğini Otizmli Çocuklar İçin Her Eğitim Yöntemi İşe Yarar mı? yazımızda da ele aldık.
Çocuğun eğitim hedeflerinin nasıl belirlendiğini daha ayrıntılı incelemek isterseniz Otizmde BEP (Bireyselleştirilmiş Eğitim Programı) Nedir? içeriğimizi de okuyabilirsiniz.
Okuma Yazma Öğretiminde İlerleme Nasıl Takip Edilmeli?
Bazen aileler ilerlemeyi yalnızca şu soruyla değerlendirebilir: “Kaç harf öğrendi?”
Oysa bu bilgi tek başına yeterli değildir.
Örneğin çocuk bugün öğrendiği harfi ertesi gün hatırlıyor mu? Aynı harfi farklı bir kitapta gördüğünde tanıyor mu? Öğrendiği sesi yeni bir kelimede fark edebiliyor mu? Bir heceyi farklı kelimeler oluştururken kullanabiliyor mu? Okuduğu kelimenin anlamını biliyor mu?
Öğrenilen becerinin farklı materyallerde ve günlük yaşam içinde kullanılabilmesi, öğretimin önemli hedeflerinden biridir.
Bu nedenle ilerleme “harfleri bitirmek” üzerinden değil, çocuğun öğrendiği beceriyi ne kadar bağımsız ve farklı durumlarda kullanabildiği üzerinden takip edilmelidir.
Evde Okuma Yazma Çalışırken Aileler Nelere Dikkat Etmeli?
Okulda yapılan çalışmaları desteklemek değerlidir. Ancak evin ikinci bir sınıfa dönüşmesi gerekmez.
Çocuğun okuldan geldikten sonra uzun çalışma sayfalarının başına oturtulması hem çocuk hem aile için yorucu olabilir.
Evde daha doğal fırsatlar kullanılabilir.
Örneğin birlikte kitap bakarken bildiği harfi bulabilirsiniz. Markette sevdiği bir ürünün üzerindeki kelimeyi gösterebilirsiniz. Oyuncaklarının isimlerini küçük kartlara yazıp eşleştirebilirsiniz. Birlikte hazırladığınız kısa alışveriş listesindeki birkaç kelimeyi ona okutabilirsiniz.
Bu tarz günlük fırsatları evin geneline nasıl yayabileceğinizi Otizmli Çocuğunuza Evde Nasıl Destek Olabilirsiniz? yazımızda da bulabilirsiniz.
Burada dikkat edilmesi gereken en önemli konulardan biri okul ile ev arasında tutarlılık kurulmasıdır.
Okulda bir ses veya harf belirli biçimde öğretiliyorsa evde farklı bir yöntem kullanmak çocuğun kafasını karıştırabilir.
Bu yüzden “Evde ne kadar çalışmalıyız?” sorusunun cevabını yalnızca süre üzerinden düşünmeyin.
Ne üzerinde, nasıl çalışmanız gerektiğini çocuğun öğretmeniyle birlikte belirlemek çok daha değerlidir.
Aile ve okul arasındaki bu iş birliğinin eğitimdeki yerini daha ayrıntılı olarak Otizmli Çocukların Eğitiminde Aile–Okul İletişimi Neden Kritik? yazımızda da ele alıyoruz.
Okuma Yazmada Yaşıtlarını Yakalamaya Çalışmak Doğru mu?
Çocukların gelişimini karşılaştırmak ebeveynler için çoğu zaman kaçınılmazdır.
“Arkadaşları okumaya başladı.” “Kuzeni bütün harfleri öğrendi.” “Biz neden hâlâ buradayız?”
Bu sorular zaman zaman aklınıza gelebilir.
Ancak otizmli bir çocuğun eğitiminde başka çocukların geldiği noktadan çok, kendi gelişim çizgisini takip etmek daha anlamlıdır.
Bir çocuk için birkaç haftada geçilen bir basamak başka bir çocuk için aylar sürebilir.
Bu her zaman “öğrenemiyor” anlamına gelmez.
Bazen öğretim hedefinin küçültülmesi, yöntemin değiştirilmesi, daha fazla tekrar yapılması veya önce başka bir temel becerinin desteklenmesi gerekebilir.
Bu nedenle okuma yazma sürecinin temposunu takvim değil, çocuğun öğrenmesi belirlemelidir.
Okuma Yazma Çalışmaları Özel Eğitim Programında Nasıl Yer Almalı?
Okuma yazma önemli bir akademik beceridir ancak otizmli bir çocuğun eğitim programı yalnızca akademik hedeflerden oluşmaz.
İletişim, sosyal etkileşim, günlük yaşam, bağımsızlık, davranış düzenleme ve öz bakım gibi alanlar da çocuğun ihtiyacına göre eğitim planının içinde yer alabilir.
Bu nedenle bir çocuk okumayı öğrenirken aynı zamanda; ihtiyacını ifade etmeyi, sınıf içinde beklemeyi, yönerge takip etmeyi, arkadaşlarıyla etkinliğe katılmayı, günlük işlerini daha bağımsız yapmayı öğrenmeye devam eder.
Okuma yazmanın çocuğun bütün eğitim süreci içerisindeki yerini belirlemek gerekir. Otizm tanılı çocukların eğitiminde farklı gelişim alanlarının nasıl birlikte ele alındığını merak ediyorsanız Otizm Tanılı Çocuklar İçin Uygulanan Özel Eğitim Programları Nelerdir? içeriğimizi inceleyebilirsiniz.
Beyaz Koza’da Okuma Yazma ve Akademik Beceriler Nasıl Ele Alınıyor?
Beyaz Koza Özel Eğitim Okulu’nda anaokulu, ilkokul ve ortaokul kademelerinde çocukların akademik becerilerini iletişim, sosyal gelişim ve günlük yaşam becerilerinden bağımsız düşünmüyoruz.
Çünkü bir çocuğun okumayı öğrenmesi kadar, öğrendiğini günlük yaşamında kullanabilmesi de önemlidir.
Okuma yazma çalışmalarında çocuğun mevcut eğitim düzeyi değerlendirilir, ulaşılabilir hedefler belirlenir ve süreç gelişimine göre yeniden düzenlenir.
Bazı çocuklarda öncelik okuma yazmaya hazırlık becerileriyken bazı çocuklarda kelime okuma, okuduğunu anlama veya yazılı ifade üzerinde çalışılması gerekebilir.
Aileye de çocuğun hangi basamakta olduğu ve evde sürecin nasıl desteklenebileceği konusunda düzenli bilgi verilmesi önemlidir.
Çocuğunuzun okuma yazma sürecinin nasıl ilerlemesi gerektiği konusunda kafanızda soru işaretleri varsa, Beyaz Koza Özel Eğitim Okulu ile iletişime geçerek çocuğunuzun mevcut eğitim ihtiyaçlarını ve okul sürecini birebir konuşabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Otizmli çocuk okumayı öğrenebilir mi?
Evet. Otizmli çocuklar uygun eğitim ve bireysel destekle okuma becerilerini geliştirebilir. Öğrenme hızı ve ihtiyaç duyulan öğretim biçimi her çocukta farklı olabilir.
Otizmli çocuklara okuma yazma kaç yaşında öğretilir?
Tek başına yaş belirleyici değildir. Çocuğun mevcut gelişim ve eğitim düzeyi, temel öğrenme becerileri ve okul programı birlikte değerlendirilmelidir. Aynı yaştaki iki otizmli çocuk okuma yazma açısından farklı başlangıç noktalarında olabilir.
Çocuğum bütün harfleri biliyor ama neden okuyamıyor?
Harfleri tanımak okumanın basamaklarından biridir. Okuma için çocuğun harf ile sesi ilişkilendirmesi ve sesleri bir araya getirerek hece ve kelime oluşturabilmesi de gerekir.
Otizmli çocuklarda okuduğunu anlamak neden zor olabilir?
Okuma iki farklı süreci içerir: yazılı kelimeyi çözümleme ve okunan dilin anlamını kavrama. Bazı otizmli çocuklar kelimeleri doğru okuyabildiği hâlde cümleler arasındaki ilişkileri, çıkarımları veya metnin ana fikrini anlamakta daha fazla desteğe ihtiyaç duyabilir.
Evde çocuğuma okuma yazma öğretmeli miyim?
Evde okulda yürütülen öğretimi destekleyebilirsiniz. Ancak farklı yöntemleri aynı anda uygulamak yerine öğretmenle iletişim kurarak çocuğun o dönemde çalıştığı becerileri günlük yaşamın içinde tekrar etmek daha sağlıklı olur.
Okuma ve yazma aynı anda mı ilerlemeli?
İki beceri birbirini destekler ancak her çocukta aynı hızda gelişmeyebilir. Bir çocuk okumada daha hızlı ilerlerken ince motor veya kalem kullanımı nedeniyle yazmada daha fazla desteğe ihtiyaç duyabilir.
