Otizmli Çocuklarda Eğitim Kararları Neden Aceleye Getirilmemeli?

İçindekiler

Otizm tanısı alındıktan sonra birçok ebeveyn aynı duygunun içine giriyor: “Zaman kaybediyoruz, hemen bir şey yapmalıyım.” Bu düşünce çok insani. Belirsizlikle baş etmeye çalışırken hızlıca bir kurum bulmak, bir programa başlamak, “en azından harekete geçtik” diyebilmek istiyorsunuz. Ancak tam da bu noktada, iyi niyetle alınan acele kararlar çocuğun eğitim sürecini zorlaştırabiliyor.

Otizmli çocuklarda eğitim kararları, panikle değil; gözlemle, değerlendirmeyle ve zamana yayılan bir anlayışla alınmalı. Çünkü bu kararlar yalnızca bugünü değil, çocuğun günlük yaşamını, davranışlarını, öğrenme motivasyonunu ve uzun vadeli gelişimini doğrudan etkiliyor. Bu yazıda, neden acele etmenin riskli olduğunu ve daha sağlıklı bir eğitim kararının nasıl şekillenmesi gerektiğini anlatacağız.

Otizm Tanısından Sonra Eğitimle İlgili Verilen Kararlar Neden Çok Önemli?

Otizm tanısı aldıktan sonra vereceğiniz eğitim kararları, çocuğunuzun günlük hayatını doğrudan etkiler. Hangi ortamda bulunacağı, kimlerle temas edeceği, gün içinde nelerle karşılaşacağı ve kendini ne kadar güvende hissedeceği büyük ölçüde bu kararlara bağlıdır. Yani burada yalnızca bir okul ya da bir program seçmiyorsunuz; çocuğunuzun dünyayla kuracağı ilişkinin çerçevesini çiziyorsunuz.

Bu yüzden “şimdilik böyle olsun, gerekirse değiştiririz” yaklaşımı her zaman işe yaramaz. Çocuğunuz için uygun olmayan bir ortamda geçen zaman, gelişimi desteklemek yerine bazı alanlarda zorlanmalara yol açabilir. Siz bunu fark edene kadar hem çocuğunuz yorulabilir hem de siz kendinizi çıkmazda hissedebilirsiniz.

Unutmamanız gereken bir diğer nokta da şu: Eğitim süreci sadece çocuğunuzun gittiği yerle sınırlı kalmaz. Eve taşar, günlük rutininizin bir parçası olur. Bu nedenle tanıdan hemen sonra verilen her eğitim kararı, yalnızca bugünü değil, önünüzdeki uzun süreci de etkiler. İşte bu yüzden acele etmek yerine durup değerlendirmek, gözlem yapmak ve bilinçli ilerlemek bu kadar kritik.

Tavsiye İçerik: Otizmli Çocukların Eğitiminde Aile–Okul İletişimi Neden Kritik?

Aceleyle Alınan Eğitim Kararlarının Büyük Riskleri Nelerdir?

Otizm tanısından sonra hızlıca bir karar almak, çoğu zaman “en azından bir şey yapıyorum” hissi verir. Ancak bu hız, bazı önemli riskleri de beraberinde getirir. Çünkü eğitim sürecinde yapılan yanlışlar, kısa sürede fark edilse bile telafisi zor etkiler bırakabilir.

Çocuğunuzun Gerçek İhtiyacının Gözden Kaçması

Her otizmli çocuk aynı değildir. Ancak aceleyle karar verildiğinde, çocuğunuzun bireysel özelliklerini yeterince tanımaya fırsat kalmaz. İletişim biçimi, duyusal hassasiyetleri, öğrenme hızı ve güçlü yönleri netleşmeden seçilen bir eğitim ortamı, çocuğunuzun ihtiyacına karşılık vermeyebilir. Bu da “neden ilerleme göremiyoruz?” sorusunu beraberinde getirir.

Yanlış Ortamda Geçen Zaman

Uygun olmayan bir eğitim ortamı, sadece fayda sağlamamakla kalmaz; bazı davranışların artmasına da neden olabilir. Çocuğunuz kendini güvende hissetmediğinde, bu durum davranışlarına yansır. Siz bunu fark edene kadar geçen süre ise hem çocuk hem de aile için kayıp zamana dönüşür.

Davranışların “Otizmin Bir Parçası” Sanılması

Aceleyle seçilen bir eğitim sürecinde yaşanan zorlanmalar, çoğu zaman yanlış yorumlanır. Aslında ortamdan ya da yaklaşımdan kaynaklanan sorunlar, “otizmin doğası böyle” diye kabul edilebilir. Bu da doğru müdahalelerin gecikmesine neden olur.

Aile Olarak Yıpranma

Sürekli okul değiştirmek, yeni uzmanlar aramak, her seferinde baştan anlatmak… Acele kararların en büyük bedellerinden biri de ailenin tükenmesidir. Süreç uzadıkça motivasyon düşer, güven sarsılır ve karar vermek daha da zor hâle gelir.

Otizmli Çocuklarda Eğitim Kararlarının Zamana Yayılması Neden Gerekir?

Otizmli bir çocuk için doğru eğitim kararını verebilmek, çoğu zaman biraz durmayı ve çocuğu gerçekten tanımayı gerektirir. Tanı konmuş olması, çocuğun ihtiyaçlarının netleştiği anlamına gelmez. Aksine, asıl önemli süreç çoğu zaman tanıdan sonra başlar.

Çocuğunuzun hangi durumlarda rahatladığını, hangi anlarda zorlandığını, nasıl iletişim kurduğunu ve hangi uyaranlara nasıl tepki verdiğini gözlemlemek zaman ister. Aceleyle verilen kararlar bu gözlem süresini kısaltır. Oysa sağlıklı bir eğitim planı, çocuğun davranışlarını ve tepkilerini gerçek yaşam içinde izleyerek şekillenir.

Bir diğer önemli nokta da şudur: Otizmde eğitim, tanıya göre değil çocuğa göre ilerler. Aynı tanıya sahip iki çocuk, tamamen farklı desteklere ihtiyaç duyabilir. Bu farkları anlamadan yapılan yönlendirmeler, çocuğun güçlü yönlerini desteklemek yerine onu zorlayan bir sürece dönüşebilir.

Zamana yayılan bir karar süreci, hem çocuğun hem de ailenin nefes almasını sağlar. Siz çocuğunuzu tanırken, eğitim yaklaşımı da adım adım netleşir. Böylece “doğru mu yapıyoruz?” sorusu yerini, daha sağlam ve güvenli bir ilerlemeye bırakır.

Otizm Eğitiminde “Erken Başlamak” ile “Acele Etmek” Aynı Şey Değildir

Otizm söz konusu olduğunda, “erken eğitim” vurgusunu sıkça duyarsınız. Bu vurgu doğrudur; erken destek birçok alanda çocuğun gelişimini olumlu etkiler. Ancak burada çoğu zaman gözden kaçan önemli bir nokta vardır: erken başlamak, acele etmek anlamına gelmez.

Erken başlamak; çocuğu tanımaya, gözlemlemeye ve ihtiyaçlarını anlamaya erken dönemde başlamak demektir. Acele etmek ise bu süreci atlayıp, hazır çözümlere yönelmektir. İkisi arasındaki fark, eğitim sürecinin sağlıklı ilerleyip ilerlemeyeceğini belirler.

Plansız ve hızlı alınan kararlar, çocuğun gelişimini desteklemek yerine onu zorlayan bir sürece dönüşebilir. Oysa erken dönemde doğru soruları sormak, farklı seçenekleri değerlendirmek ve çocuğun tepkilerini izlemek, eğitimin gerçekten işe yaramasını sağlar.

Tavsiye İçerik: Otizm Tanılı Çocuklar İçin Özel Eğitim Süreci Nasıl Planlanmalı?

Terapiler ve Rehabilitasyon Merkezleri Her Zaman Çözüm Müdür?

Otizm tanısından sonra birçok aile, iyi niyetle çocuğunu farklı terapilere yönlendiriyor. Ergoterapi, duyu terapisi, hipoterapi… Ancak her çocuğun her terapiye ihtiyacı olmadığı gibi, plansız şekilde sürdürülen terapi yoğunluğu da zaman kaybına dönüşebiliyor.

Sorun terapilerde değil; bunların eğitimin yerine konulmasında ya da birbirinden kopuk ilerlemesinde. Çocuk bir gün burada, ertesi gün başka bir yerde olduğunda, öğrenme bütünlüğü bozulabiliyor.

Rehabilitasyon merkezlerinde de benzer bir tabloyla sıkça karşılaşılır. Çoğu merkezde uygulanan programlar birbirine çok benzer. Oysa otizmli çocukların ihtiyaçları aynı değildir ve standart yaklaşımlar her çocukta aynı sonucu vermez.

Bu nedenle önemli olan “daha fazla terapi” değil, çocuğa uygun, bütünlüklü ve tutarlı bir eğitim planıdır.

Eğitim Kararı Almadan Önce Kendinize Sormanız Gereken Sorular

Bir otizm özel eğitim okuluyla görüştüğünüzde, genelde ilk akla gelen şey şu oluyor: “Burası iyi mi?” Aslında daha doğru soru şu: “Bu yer benim çocuğum için uygun mu?”

Burada çocuğum rahat mı?

İçeri girdiğinizde çocuğunuzun beden dili size çok şey söyler. Geriliyor mu, kaçmak mı istiyor, yoksa biraz da olsa sakinleşiyor mu? İlk dakikalardaki bu tepkiler, broşürlerden ya da anlatılanlardan çok daha gerçek bir göstergedir.

Çocuğum tek bir kalıba mı sokuluyor, yoksa gerçekten görülüyor mu?

Herkes için aynı programın uygulandığı yerlerde, bazı çocuklar ister istemez geride kalır. Size anlatılanlar “genel” geliyorsa, durup düşünmekte fayda vardır.

Anlamadığım bir şey olduğunda rahatça sorabiliyor muyum?

Görüşmelerde kendinizi çekinirken mi buluyorsunuz, yoksa sorularınıza net cevaplar alabiliyor musunuz? Çünkü bu süreçte kafanız karışıkken susmak zorunda kalacağınız bir yerde uzun süre durmak çok zor.

Bu sürecin neresindeyim, benden ne bekleniyor?

Eğitim sadece çocuğunuzun orada geçirdiği saatlerden ibaret olmayacak. Eve döndüğünde de devam edecek. O yüzden sizin bu sürecin dışında mı, içinde mi olacağınız en baştan belli olmalı.

Bu soruların doğru ya da tek bir cevabı yok. Ama bu soruları sormadan verilen kararlar, çoğu zaman “içimize sinmeyen” bir sürece dönüşüyor. Biraz durmak, biraz düşünmek ve çocuğunuzu gerçekten dinlemek, çoğu zaman en doğru adım oluyor.

Beyaz Koza’nın Yaklaşımı: Acele Etmeden, Çocuğu Merkeze Alan Bir Yol

Beyaz Koza’da mesele “bir an önce başlamak” değil, doğru şekilde başlamak. Çünkü otizmli bir çocuk için eğitim, hazır bir paketi alıp uygulamakla ilerlemez. Önce çocuğu tanımak gerekir. Davranışlarını, tepkilerini, güçlü olduğu alanları, zorlandığı anları… Bunlar görülmeden kurulan her plan eksik kalır.

Bu yüzden Beyaz Koza Özel Eğitim Okulu’nda süreç, çoğu ailenin alışık olduğu gibi hızlı vaatlerle başlamaz. Önce gözlem yapılır. Çocukla temas kurulur, ortamla ilişkisi izlenir. Aile dinlenir. “Ne bekliyorsunuz?” kadar “Nerelerde zorlanıyorsunuz?” sorusu da önemlidir. Çünkü eğitim sadece çocuğun değil, ailenin de taşıyabileceği bir süreç olmalıdır.

Burada tek bir yöntem, tek bir yol dayatılmaz. Çocuğun ihtiyacına göre şekillenen, gerektiğinde değişebilen bir yapı vardır. Bugün işe yarayan bir yaklaşımın, birkaç ay sonra revize edilmesi gerekebilir. Bu normaldir. Eğitim sürecinin yaşayan bir şey olduğu kabul edilir.

En önemlisi de şudur: Aile bu sürecin dışında bırakılmaz. Ne yapıldığını, neden yapıldığını bilirsiniz. Anlamadığınız yerde durup sorabilirsiniz. Çünkü güven, ancak şeffaflıkla kurulur. Beyaz Koza’nın durduğu yer tam olarak burasıdır: acele etmeden, çocuğu merkeze alarak ve aileyle birlikte ilerlemek.

Eğitim Kararı Öncesinde Süreci Birlikte Değerlendirelim

Otizm tanısından sonra hangi kurumun doğru olduğuna karar vermek kolay değil.
Kafanızda soru varsa, içinize sinmeyen bir şeyler varsa, acele etmek istemiyorsanız…

Ankara’da bulunan Beyaz Koza Özel Eğitim Okulu’muza gelin. Kurumu görün, ortamı tanıyın, sorularınızı sorun. Çocuğunuzun bu ortamda nasıl hissettiğini birlikte gözlemleyelim.

Önce konuşalım.
Önce çocuğunuzu tanıyalım.
Sonra birlikte karar verelim.

 

Facebook
X
LinkedIn
Email
WhatsApp
Telegram

Bir Yanıt

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bize Ulaşın, Sorularınızı Yanıtlayalım

Beyaz Koza hakkında daha fazla bilgi almak, eğitim programlarımızı yakından tanımak veya kayıt süreciyle ilgili sorularınızı iletmek için bizimle hemen iletişime geçebilirsiniz.

Çocuğunuz için en doğru adımı birlikte atalım.