logo
+90 (312) 229 72 00

Bambu Ağacı ve Davranış

 

  “Çin’de  bambu ağacı yetiştiricileri  tohumu eker, sular, gübreler. Birinci yıl tohumda herhangi bir değişiklik olmaz. Çiftçi tohumu yeniden sular gübreler. Bambu ağacı ikinci yılda da toprağın dışına filiz vermez. Üçüncü ve dördüncü yıllarda çiftçi her yıl yapılan işlem tekrar eder. Fakat, inatçı tohum bu yılda da filiz vermez. Çinliler büyük bir sabırla beşinci yılda da bambuya su ve gübre vermeye devam ederler. Ve nihayet beşinci yılın sonlarına doğru bambu yeşermeye başlar. Altı hafta gibi kısa bir sürede yaklaşık 27 metre boya ulaşır. Çin bambu ağacı 27 metre boyuna altı hafta da mı yoksa beş yılda mı ulaşmıştır?
Tohum, beş yıl süresince sulanıp gübrelenmeseydi ağacın büyümesinden hatta var olmasından söz edilebilir miydi?… Toprağa atılan tohuma belli aralıklarla ve özenle suyu verildi. Yağmur, rüzgar gibi olumsuz fiziki koşullardan korundu.5 yıl boyunca emek  veridi. Sabırla beklenildi. Beş yılın sonunda yeşeren bambu ağacı  altı hafta içinde boyu 27 metreye ulaştı.”                                                                                                                                   Bambu ağacı hikayesi kişisel gelişim kitaplarında azmi, sabrı anlatmak için kullanılır .Yıllardır bildiğim bu hikayeye özel eğitim  açısından bakınca,  davranışa benzettim.  Doğru bir davranış kazandırmak emek ister, süre ister. Problem davranış ise sinsi bir şekilde ilerler ve fark edildiğinde çok geç olur. Bambu tohumu gibi yıllarca yanlış tutumlarla desteklediğimiz yanlış davranış gerçek toprağın altında bekleyen tohum gibi ortaya çıkmak  için doğru zamanı bekler.                                                                                                                                                    Babaanne gittikten, anneanne geldikten, kardeşi doğduktan, taşındıktan sonra ortaya çıktığını sandığımız zamanlar aslında davranışı fark ettiğimiz zamanlardır. Aileler farkında olmadan, düzenli olarak   tohumu sular. Bir gün aynı davranışı onaylar bir gün onaylamaz, bir gün izin verir diğer gün vermez. Çocuk büyüdükçe bu tutarsız tutumu fark eder.  Yeterli zaman geçtikten sonra karşımızda 27 metre uzunluğunda nur topu gibi bir problem davranışımız olur…
Davranışı sabır ,sebat, azim ile yeterince beslemez, özen göstermezsek hiç bir davranıştan sonuç alamayız. Doğru davranışı öğretmek için ne kadar çok uğraşmak gerekiyorsa, yanlış davranışı öğretmemek için de o kadar çaba göstermek gerekiyor. İlacı 3 gün kullandık fayda etmedi, ergoterapiden sonuç alamadık, iki gündür diyet yapıyoruz bir şey değişmedi… cümlelerini sıkça duyuyorum. Bir şeyin değişmesi için yeterince çaba göstermek, kararlı ve tutarlı olmak gerektiğini unutmamalıyız. Bir alışkanlığın değişmesi için en az 21 gün aynı şekilde çalışmak gerekiyor.                                                                                                                                                                İster problem davranış ister hedef davranış olsun. Nasıl ki bambu tohumunun ağaç olabilmesi için aynı yere kök salması gerekiyorsa davranışın yerleşmesi için de aynı yerde aynı zamanda aynı şekilde davranmak gerekiyor.  Beş yılda değil beş kez ,bir kez yerini değiştirir seniz tohum yetişmez. Ne kadar suya ihtiyacı varsa o kadar vermek gerekir, örneğin   haftada 3lt.suya ihtiyacı var  bugün 3lt. vereyim ,  bir hafta rahat edeyim mantığıyla olmaz .Çürümemesi için ya da kurumaması için her gün aynı miktar düzenli olarak toplamda 3lt olacak şekilde su  verilmeli…Eğitimden alternatif terapilere, ilaç kullanımına kadar her şeyde  süreklilik, tutarlılık, kararlılık önemlidir. Az ama düzenli olan her şey ; çok ama düzensiz olandan daha etkilidir.

İletişim Bilgilerimiz
  • Karşıyaka Mh. 727. Sk. No: 34
  • Gölbaşı / Ankara
  • +90 (312) 229 72 00
  • beyazkoza06@gmail.com