Otizmli Çocuğunuzla Evde Oyun Kurarken Nelere Dikkat Etmelisiniz?

İçindekiler

Evde oyun oynamak her çocuk için önemlidir. Ancak söz konusu otizmli çocukla oyun olduğunda, mesele sadece birlikte vakit geçirmek değildir. Oyun; iletişim kurmanın, güven inşa etmenin ve çocuğun dünyasına temas etmenin en doğal yoludur. Bu nedenle otizmli çocuğun evde oyun süreci, rastgele ilerleyecek bir etkinlik değil; bilinçli bir yaklaşım gerektirir.

Birçok ebeveyn “Otizmli çocukla nasıl oynanır?”, “Yanlış bir şey yapıyor olabilir miyim?”, “Oyunda öğretici mi olmalıyım, yoksa sadece eşlik mi etmeliyim?” gibi sorularla kafa karışıklığı yaşar. Bu çok doğal. Çünkü otizmli çocukla oyun, klasik oyun anlayışından farklı dinamiklere sahiptir. Çocuğun duyusal ihtiyaçları, ilgi alanları, o anki ruh hali ve regülasyon durumu oyunun yönünü belirler.

Bu yazıda otizmli çocukla oyun kurarken ebeveyn olarak nelere dikkat etmeniz gerektiğini adım adım ele alacağız.

Oyuna Başlamadan Önce Çocuğunuzun Hazır Olup Olmadığını Anlayın

Otizmli çocukla oyun kurarken ilk adım, oyunu başlatmak değil; çocuğunuzun o an buna hazır olup olmadığını anlamaktır. Yorgun, aç, duyusal olarak zorlanmış ya da regülasyonu bozulmuş bir çocukla başlatılan oyun genellikle kısa sürede krize dönüşür.

Otizmli çocuk evde oyun sürecine geçmeden önce küçük bir gözlem yapın. Bedeni gergin mi, içine mi kapanmış, aşırı hareketli mi? Sizi fark ediyor mu? Temasa açık mı? Bu sinyaller, oyunun zamanını belirler.

Bazen doğru başlangıç oyuncak çıkarmak değil; yanına sessizce oturup eşlik etmektir. Hazır olmayan çocukla oyun değil, çatışma başlar.

Beyaz Koza Önerisi: Otizmli Çocuğunuzla Evde Yapabileceğiniz Günlük Aktiviteler

Oyunu Siz Seçmeyin, İlgi Alanından Başlayın

Otizmli çocukla nasıl oynanır sorusunun en kritik cevabı şudur: Oyunu siz değil, çocuğunuz başlatmalı. Daha doğrusu, onun ilgi alanı oyunun başlangıç noktası olmalıdır.

Otizmli çocukla oyun sürecinde ebeveynler çoğu zaman “eğitici” oyuncaklara yönelir. Oysa çocuğunuz arabalarla, kapaklarla ya da aynı hareketi tekrar etmekle ilgileniyorsa, oyun tam da oradan başlamalıdır. Tekrarlayan bir davranışı hemen değiştirmeye çalışmak yerine, o davranışa küçük eklemeler yapmak daha sağlıklı bir yaklaşımdır.

Otizmli çocuğunuzla evde oyun kurarken amaç kontrol etmek değil, bağlantı kurmaktır. İlgi alanı üzerinden kurulan oyun, çocuğunuzun size açılmasını kolaylaştırır. Zorla yön verilen oyun ise mesafe oluşturur.

Oyunun Süresini Değil Kalitesini Önceliklendirin

Otizmli çocukla oyun söz konusu olduğunda süre çoğu zaman gereğinden fazla önemsenir. “Yarım saat oynadık”, “Bugün uzun süre oyun kurduk” gibi ölçümler sizi yanıltabilir. Oysa belirleyici olan sürenin uzunluğu değil, kurulan temasın niteliğidir.

Otizmli çocukla evde oyun sırasında sizinle kısa bir ortak dikkat anı yakalıyorsa, göz ucuyla bile olsa sizi sürece dahil ediyorsa, bu birkaç dakikalık etkileşim bile kıymetlidir. Zorla uzatılan oyun ise hem çocuğu hem ebeveyni yorar.

Otizmli çocukla nasıl oynanır sorusunun bir başka cevabı da budur: Süreyi değil, bağlantıyı büyütün. 7 dakikalık gerçek temas, 40 dakikalık zorlamadan daha etkilidir.

Oyunda Öğretmen Rolüne Girmeyin

Evde oyunu kurarken fark etmeden “öğreten” tarafa geçmek çok kolay. Sürekli yön vermek, “şunu yap”, “bunu böyle koy”, “hayır öyle değil” demek… Bir noktadan sonra oyun olmaktan çıkıp mini derse dönüşüyor.

Oysa oyunun asıl gücü, çocuğun kendini güvende hissedip kendi hızında dahil olabilmesinde. Siz oyunu yönetmeye başladığınızda çocuk ya geri çekiliyor ya da oyun, iki taraf için de yorucu bir mücadeleye dönüyor.

Kendinize küçük bir kontrol sorusu sorun:

“Şu an oyun mu oynuyoruz, ben mi yönetiyorum?”

Cevap ikinciye kayıyorsa, bir adım geri çekilip sadece eşlik etmeyi deneyin.

Basit ve Yapılandırılmış Oyun Ortamı Kurun

Oyun ortamı karmaşık olduğunda çocuk dağılabiliyor. Siz de sürekli toparlayan, yön veren biri hâline geliyorsunuz. Bu da oyunun akışını bozuyor.

Başlangıç için en iyisi: az seçenek, net alan.
2-3 materyal yeter. Oyun alanını mümkünse belirginleştirin (halının bir köşesi gibi). Gereksiz uyaranları azaltın; ses, görüntü, eşya kalabalığı oyunu zorlaştırabiliyor.

Kısa bir hedef: “Sakin bir alan + az oyuncak + net başlangıç.” Bu kadar.

Duyusal Hassasiyetleri Göz Önünde Bulundurun

Bazen oyun istememe sebebi oyunun kendisi değil, duyusal yük olabilir. Yüksek ses, sert dokular, parlak ışık ya da fazla hareket bazı çocuklar için yorucu olabilir.

Oyuna geçmeden önce ortamı kontrol edin. Işık fazla mı? Arka planda televizyon açık mı? Kullandığınız materyal çocuğunuzun dokunsal hassasiyetini tetikliyor olabilir mi?

Oyun rahatlatmalı. Eğer çocuk huzursuzlaşıyor, bedeni geriliyor ya da uzaklaşıyorsa oyunu değil, ortamı gözden geçirin.

Beyaz Koza Önerisi: Otizmli Çocuğu Olan Ailelerin Eğitimle İlgili En Çok Sorduğu Sorular

Oyunu Bitirmeyi de Planlayın

Birçok kriz oyunun ortasında değil, bitişinde çıkar. Çünkü geçişler zorlayıcı olabilir.

Oyunu aniden kesmek yerine küçük bir kapanış rutini oluşturabilirsiniz.
“Bir tur daha, sonra bitiriyoruz.”
“Son arabayı park edelim.”

Bu küçük sinyaller çocuğu hazırlar. Hazırlık varsa direnç azalır.

Zorlanma Anında Oyunu Bırakın

Her oyun güzel bitmeyebilir. Bazen çocuk uzaklaşır, bazen ağlar, bazen tamamen kopar. Bu bir başarısızlık değildir.

O an ısrar etmek çoğu zaman durumu büyütür. Regülasyon oyundan daha önceliklidir. Gerekirse oyunu bırakın, ortamı sadeleştirin, sadece yanında olun.

Oyun bağ kurmak içindir; mücadele alanı değil.

Ebeveyn Olarak Kendinizi Değerlendirin: Oyun Kime Aitti?

Oyun bittikten sonra çocuğunuzu değil, kendinizi gözlemleyin.

  • Oyunu kim yönetti?
  • Kararları kim verdi?
  • En çok kim konuştu?

Eğer oyunun büyük kısmını siz planladı, siz yönlendirdi ve siz kontrol ettiyseniz, bu çocuğun oyunu olmaktan çıkmış olabilir. Çocuk oyuna gerçekten dahil oldu mu, yoksa sadece uyum mu sağladı?

Bir diğer önemli soru da şu: Oyun sonunda çocuğunuz nasıl görünüyordu? Rahat mıydı, yoksa gergin mi? Siz nasıl hissettiniz? Yorgun mu, yoksa temas kurmuş mu?

Bazen küçük bir geri çekilme, oyunun gerçek sahibini ortaya çıkarır. Oyun çocuğun alanıdır. Siz o alanın güvenli eşlikçisisiniz.

Evde Oyun Yeterli mi? Ne Zaman Destek Gerekir?

Evde oyun çok kıymetlidir. Bağ kurmayı güçlendirir, çocuğunuzu daha iyi anlamanızı sağlar. Ancak bazı durumlarda sadece ev ortamı yeterli olmayabilir.

Çocuğunuz sürekli oyundan kaçıyorsa, temas hiç kurulamıyorsa, oyun her seferinde krize dönüyorsa ya da gelişimsel olarak ilerleme göremiyorsanız özel eğitim desteği almak gerekir.

Bu, ebeveyn olarak yetersiz olduğunuz anlamına gelmez. Bazen doğru rehberlik, evde kurduğunuz oyunu da daha sağlıklı hâle getirir.

Evde Kurduğunuz Oyunu Daha Güçlü Bir Zemine Taşımak İster Misiniz?

Evde oyun çok kıymetli. Sizinle kurulan bağ, çocuğunuzun en güçlü gelişim alanlarından biri. Ancak bazen doğru yönlendirme, doğru yapılandırma ve profesyonel bir göz, süreci bambaşka bir noktaya taşıyabiliyor.

Beyaz Koza’da oyun; sadece vakit geçirme aracı değil, yapılandırılmış bir gelişim alanıdır. Çocuğunuzun bireysel ihtiyaçlarını gözeten, duyusal hassasiyetlerini dikkate alan ve güvenli bir ortamda ilerleyen bir yaklaşım benimsenir.

Eğer evde kurduğunuz oyunun neden zorlandığını anlamak, çocuğunuz için daha net bir yol haritası görmek ve süreci yalnız yürütmemek istiyorsanız, Beyaz Koza Özel Eğitim Okulu’nu tercih edebilirsiniz.

Detaylı bilgilendirme için hemen bizi arayın!

Facebook
X
LinkedIn
Email
WhatsApp
Telegram

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bize Ulaşın, Sorularınızı Yanıtlayalım

Beyaz Koza hakkında daha fazla bilgi almak, eğitim programlarımızı yakından tanımak veya kayıt süreciyle ilgili sorularınızı iletmek için bizimle hemen iletişime geçebilirsiniz.

Çocuğunuz için en doğru adımı birlikte atalım.