logo
+90 (312) 229 72 00

Herkesin Otizmi Kendisine

Uzun zamana yayılan gözlemlerimle, herkesin kendi bilgisine göre otizme çözümleri ürettiğine şahit oldum. Kimi diyet diyor, kimi etkileşim. Kimine göre bir hastalık kimine göre ise farklılık. Kimi farkındalıkla sorunların çözüleceğini düşünürken kimi de eğitimle çözüleceğini düşünüyor. Bu arada olan da önce çocuğa, sonra aileye oluyor… Kimi profesyonel kreşe yönlendiriyor, kimi mutlaka yoğun özel eğitim diyor. İki taraf da tıbbî tanılama ve yönlendirme yapsa da eğitim ayağı ile ilgili işleyişle ilgili fazla bilgiye sahip değil maalesef.

Sorun temelde insan kalitesi, insana ve eğitime bakış açımızla ilgili.
Kollektif çalışmayı bilmiyoruz. Disiplinler arası çalışmaktan uzağız. Bir konu hakkında bilgimiz yoksa da muhakkak fikrimiz vardır. Okuduklarımızdan çok duyduklarımızla konuşuruz. Sorgulamaktan, konu hakkında araştırma yapmaktan çok da hoşlanmayız. Terminolojiye de hakim değiliz. ABA, TEACCH, PECS, DUYU BÜTÜNLEME, ERGOTERAPİ, DİYET, DİL KONUŞMA TERAPİSİ gibi kavramların içi boş. Ne nasıl uygulandığını biliriz ne de ne işe yaradığını. Komşu Ayşe Teyze’nin deterjan tavsiyesi kadar basite alırız çoğu zaman terapileri. Bilmem kimin kızı da aynı senin çocuğun gibiydi, bir doktora gitti çocuk düzeldi. Çocuk kaç yaşında, ne kadar etkilenmiş, ailenin maddi gücü nedir? Kardeşi var mı? Tanı ne zaman konmuş, çocuk başka ne tür terapiler almış, kaç yaşında eğitim almış…

Bu sorulara cevap aramak yerine doktordan randevu almak daha kısa bir yoldur. Hele ailenin ekonomik düzeyi yüksekse, o değerlendirme, bu terapi gezer durur, çaresizlik içinde ve bir ümit diyerek… Halbuki parçayı değil, bütünü görebilsek işler daha kolay olacak. Bütün olarak değerlendirebilsek durumu… Çocuğun kendisine odaklansak. Annesinin babasının kişilik özelliğinden, çekirdek aile yaşantısına, ekonomik durumuna kadar her şeyin etkili olduğunu görebilsek… Her çocuğun farklı etkilendiğini, her çocuğun kişilik özelliğinin otizmi etkileyen bir faktör olduğunu, ebeveyn tutumunun ne kadar önemli olduğunu fark edebilsek… Her terapinin her çocuk için geçerli ve faydalı olmadığını görebilsek… Belki o zaman herşey daha farklı olurdu, öyle değil mi?

Sonraki

İletişim Bilgilerimiz
  • Karşıyaka Mh. 727. Sk. No: 34
  • Gölbaşı / Ankara
  • +90 (312) 229 72 00
  • beyazkoza06@gmail.com